Küçük evde çalışma köşesi nasıl kurulur?

Küçük evde çalışma köşesi kurmak, mutfak masasını paylaşmaktan ışığın gün içindeki yön değişimini izlemeye, lamba yüksekliğini ayarlamaya ve masayı mevsimle yerinden oynatmaya uzanır.
Sofa Dergi

5 dk okuma2 kaynak

WhatsAppE-posta
Adaçayı yeşili duvar önünde pencere kenarında beyaz çalışma masası, masa lambası, defter ve dizüstü bilgisayar

Masa nerede duruyor

Küçük evde çalışma köşesi, genellikle evin başka işlerine ayrılmış bir yüzeyin kenarına sığar. Mutfak masası, yemek masası, bazen konsolun bir ucu. Bu, bir kısıtlamadır; ama aynı zamanda masanın gün içinde nasıl kullanıldığını gözlemleme fırsatı verir. Mutfak masasında çalışan birinin ilk fark edeceği şey, masanın sabah ve akşam farklı yüzeyler olmasıdır. Sabah kahvesi bırakılan noktada öğleden sonra fatura dosyası durur, akşam o nokta tekrar tabağa döner.

Evde ofis köşesi, küçük bir alanda masa ve ışığın birlikte kurulduğu, günün farklı saatlerine göre ayarlanan bir çalışma düzenidir.

Bu geçişlerin olduğunu kabul etmek, masa konumunu seçmeyi kolaylaştırır. Masanın bir ucunu çalışma için ayırmak, diğer ucu serbest bırakmak, gün içindeki yer değiştirmeleri bir karmaşa olarak değil, evin ritmi olarak okumak işi hafifletir.

Kuzey cepheli bir odada sabah ışığı geç gelir; masayı pencereye dik yerleştirdiğinizde ışık sol omuzdan düşer ve gölge sağ elle yazılan notların üzerine kaymaz. Doğu cephesinde ise sabah ışığı keskindir; masa pencereye paralel durduğunda ışık doğrudan klavye üzerine düşer, perdeyi yarım kapalı tutmak orta kuşağı yumuşatır. Bu değişim gün boyu sürer: sabahın sert ışığını öğleden sonranın yumuşak ışığı izler.

Işık seçimi ve gün içindeki değişim

Aydınlatma, sahne sanatlarından binalara kadar birçok farklı amaç için kullanılan bir yöntemdir. Evde de aynı mantık geçerlidir: ışık bir tek iş görmez. Mutfak masasında çalışırken tavan lambası genellikle ortayı aydınlatır ama masanın kenarına ulaşan ışık gölgedir. Bu yüzden masada bir okuma lambası ya da yönlendirilebilir bir ışık kaynağı, çalışma yüzeyini tavan aydınlatmasından bağımsız hale getirir.

Lambayı nereye koyacağınız, hangi elinizle yazdığınızla ilişkilidir. Sağ elinizle yazıyorsanız ışık soldan gelmeli; sağdan gelen ışık gölgeyi yazının üzerine düşürür. Bu küçük ayrım, gün sonunda çalışma yüzeyindeki gölgelenmeyi değiştirir. Lambanın yüksekliği de masaya göre ayarlanmalıdır; çok alçakta ışık dar bir şerit verir, çok yüksekte yüzeyi dümdüz ve cansız bırakır. Gözlemle ve masanızın yüksekliğine göre ayarlamanız gereken bir başlangıç noktasıdır.

Gün içinde ışığın renk tonu da değişir. Sabah gelen güneş ışığı soğuk ve mavidir; öğleden sonra sarıya döner; gün batımında sıcak turunculaşır. Bu değişimi masada izlemek, yapay ışığı ne zaman açmanız gerektiğine dair bir işaret verir. Gökyüzü grileştiğinde lambayı açmak, hava karardığında lambayı daha yakına çekmek, doğal bir geçişi takip etmekten ibarettir.

Perdenin göreve girmesi

Perde, küçük evde çalışma köşesinde ışığın ikinci elidir. Doğu cephesinde sabah ışığı keskin olduğunda perdeyi yarım kapalı tutmak, klavye üzerine düşen sert ışığı orta kuşakta yumuşatır; bu, masayı taşımadan ışığı değiştirmenin en basit yoludur. Kuzey cephesinde ise ışık zaten geç ve yumuşak gelir; perdeyi tam açık bırakmak, gelen ışıktan en geniş şekilde yararlanmak demektir.

Yazın pencere açıkken rüzgar perdeleri hareket ettirir; bu hareket ışığı dalgalı kılar, okunan satırların üstünde titreyen gölgeler belirir. Perdeyi sabit tutmak ya da pencereyi yalnızca bir karış aralamak, hem rüzgarı hem de ışık dalgalanmasını ölçülü tutar. Perde burada bir dekor değil, ışığın yoğunluğunu ve yönünü masa başında düzenleyen bir araçtır.

Dar alanda saklama ve mevsim geçişi

Mutfak masasında çalışmanın en büyük zorluğu, çalışma bittiğinde masanın tekrar yemek masasına dönüşmesidir. Bir bilgisayar, bir defter, bir kalemlik ve belki bir su bardağı. Bunların hepsini masada bırakmak, akşam yemeğinde yer kalmaması demektir. Bu yüzden küçük evde çalışma köşesi, kullanım sonrası toparlanabilen bir düzene ihtiyaç duyar.

Bir sepet ya da bez torba, gün sonunda masadaki her şeyi içine alıp bir kenara kaldırabilir. Bilgisayar bir dolap rafına, defter sepetin içine. Bu, bir saklama çözümü değil, bir alışkanlıktır; ama küçük evde alışkanlıklar, dolaplardan daha çok iş görür.

Mevsim geçişlerinde masa konumu değişebilir. Yazın pencere açıkken rüzgar perdeleri hareket ettirir; masayı pencereden biraz uzaklaştırmak ışığı yumuşatır. Kışın pencere soğur, masayı duvar tarafına çekmek sırtınızı soğuk yüzeyden korur. Bu yer değiştirmeler, küçük evde mevsimin eşyayı yerinden oynatmasıdır; bir telaş değil, evin kendi takvimi olarak okumak işi kolaylaştırır.

Balkon varsa yaz aylarında çalışma köşesi oraya taşınabilir; ama balkon ışığı keskindir ve rüzgar kâğıtları savurur. Balkonda çalışmak, ev içi düzene geçici bir mola vermek gibidir; günün belirli saatlerinde, sabah erken ya da akşamüstü, gölgenin bulunduğu saatlerde anlamlıdır.

Masada nasıl rahat oturulur?

Küçük evde masa seçimi, yüzeyden çok vücudun o yüzeye nasıl oturduğuyla ilgilidir. Masa bir ucundan çalışmaya ayrıldığında, oturan kişinin sırtı genellikle pencereye ya da duvara dönük olur. Kışın pencere soğur; masayı duvar tarafına çekmek sırtınızı soğuk yüzeyden korur, ama aynı zamanda omuzların arkasındaki ışığı da keser. Bu durumda yönlendirilebilir bir okuma lambası, doğal ışığın yerini almak zorundadır.

Sağ elinizle yazıyorsanız ışık soldan gelmeli; bu kural yalnızca gölgeyi değil, omuz ve boyun eğimini de belirler. Işık soldan geldiğinde sağ omuz hafifçe öne kayar, baş masaya eğilir ve boyun gün boyu aynı açıda kalmaz. Lambanın çok alçakta olması dar bir şerit verir; bu şerit yalnızca klavyeyi aydınlatır, defterin üstüne düşmez. Çok yüksekte ise yüzey dümdüz ve cansız kalır; derinlik kaybolur.

Kuzey cepheli bir odada ışık sol omuzdan düştüğünde gölge sağ elle yazılan notların üzerine kaymaz; bu, vücudun ışıkla arasındaki sessiz bir anlaşmadır. Masayı pencereye dik yerleştirmek bu anlaşmayı korur.

Deneyin: lambayla tavan ışığını karşılaştırın

Masanızda oturduğunuzda lambayı kapatıp tavan ışığıyla çalışmayı birkaç dakika denemek, aradaki farkı gözlemlemeye yarar: tavan ışığında gölgenin nereye düştüğünü, lamba açıkken yüzeyin nasıl değiştiğini not etmek, lambayı nereye koyacağınızı ve yüksekliğini nasıl ayarlayacağınızı hiçbir kurala bakmadan gösterir.

Evin tamamını tek odada düzenlemeyi stüdyo daire yazımızda anlattık. Çalışma köşesi için hangi ampul renginin uygun olduğunu da ayrı bir yazıda bulabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Home officeen.wikipedia.org
  2. Aydınlatmatr.wikipedia.org

Nasıl çalıştığımızı Editoryal İlkeler sayfamızda anlatıyoruz.

Yorum bırakın