Hangi pencereye hangi bitki?

Pencere yönü evdeki ışık miktarını belirler; bu ışığa alışmış bitki türlerini seçmek, yaprakların sararmadan uzun süre kalmasının en pratik yoludur.
Sofa Dergi

4 dk okuma2 kaynak

WhatsAppE-posta
Aydınlık pencere önünde beyaz saksılarda sarmaşık, sukulent, eğrelti ve paşa kılıcı

Işık ve yaprak ilişkisi

Evde baktığımız bitkilerin çoğu tropik veya yarı-tropik türlerdir. Doğal ortamlarında sıcak ve nemli koşullarda büyürler; iç mekânın havası bu türler için uygun bir ortam oluşturur. İç mekâna uyum sağlayan türlerin bir bölümü epifit, bir bölümü suyu yapraklarında saklayan sukulent, bir bölümü ise kaktüstür. Bakım gereksinimleri düşük olduğu için kapalı alanlarda yaşamayı göze alabiliyorlar.

Bitkiler enerjilerini büyük ölçüde fotosentez yoluyla güneş ışığından elde eder. Ancak her bitki aynı miktarda ışığa ihtiyaç duymaz. Tropik bölgelerden gelen ve alt orman örtüsünde büyüyen türler, doğaları gereği gölgede yaşarlar. Bu nedenle düşük ışık koşullarında da yaşamlarını sürdürebilirler. Güneş altında büyüyen bir bitkinin yaprakları daha az kloroplast içerir; gölgede büyüyen bitkinin yaprakları ise daha fazla kloroplast üretir. Yapraktaki kloroplast sayısı, bitkinin ışığa nasıl uyum sağladığını gösteren somut bir göstergedir.

Bu bilgiyi evde kullanmak kolaydır. Pencerinizden gelen ışık azsa, gölge yaprağı üreten türleri seçmek mantıklıdır. Işık bolsa, güneş yaprağı üreten türler daha uyumlu olur. Bitki soluyor diye vazgeçmeden önce, pencere yönünü ve bitkinin doğal ışık ihtiyacını eşleştirmek işin başında yapmak gereken bir adımdır.

Işık azaldığında ne değişir?

Gölgede büyüyen bitkinin yaprakları daha fazla kloroplast üretir; bu, az ışıkla fotosentez yapabilmenin biyolojik yoludur. Ancak daha az ışık, daha az enerji demektir. Bitkinin su tüketimi de buna göre düşer. Kuzey penceresinde tutulan bir bitki, güney penceresindeki aynı türden daha yavaş kurur.

Sulamayı ışığa göre ayarlamak, bitkinin yaşayışını uzatan temel bir alışkanlıktır. Işık azsa sulama sıklığı azalır; toprağın kurumasını beklemek, kök çürümesini önler. Işık fazlaysa toprak daha çabuk kurar ve bitki daha sık su ister. Aynı bitki, farklı pencerede farklı sıklıkta sulama gerektirir.

Pencere yönüne göre eşleme

Güney cepheli pencereden gün boyu doğrudan ışık girer. Bu pencere kenarı, kaktüsler ve sukulentler için uygundur. Bu türler suyu yapraklarında saklar ve kuru, parlak koşullara alışıktır. Doğrudan güneş ışığı bu bitkilerin doğal yaşam alanına yakın bir ortam sağlar. Perdeyi kapalı tutmak yerine açık bırakmak, bu pencereye koyduğunuz bitkinin ışık almasını garanti eder.

Kuzey cepheli pencerede doğrudan güneş ışığı neredeyse hiç yoktur. Burada alt orman örtüsünden gelen, gölgede büyümeye alışkın türler yaşar. Bu bitkilerin yaprakları daha çok kloroplast içerir; az ışıkla fotosentez yapabilen türler kuzey penceresinde uzun süre yeşil kalır. Işık az olduğu için sulama sıklığını da azaltmak gerekir; toprağın kurumasını beklemek, kök çürümesini önler.

Doğu ve batı cepheli pencereler, günün bir bölümünde doğrudan ışık alır. Sabah saatlerinde doğu penceresinden yumuşak bir ışık girer; öğleden sonra batı penceresi aynı rolü üstlenir. Bu pencereler, ne tam gölge ne de tam güneş isteyen bitkiler için uygundur. Tropik türlerin çoğu bu ara koşullarda rahat eder.

Ev içindeki sıcaklık da bitkinin yaşayışı üzerinde etkilidir. İç mekânda yaşamaya alışmış bitkilerin çoğu ılık koşullarda yıl boyu yaşayabilir. Ilıman iklim bitkileri kışın dış mekân koşullarına ihtiyaç duyduğu için evde tutulması zordur. Pencere kenarında sıcaklık, cam yüzeyine yakın yerlerde düşebilir; bitkiyi cama çok yakın koymamak, soğuk hava akımından korur.

Cam yüzeyi ve bitki mesafesi

Pencere ile bitki arasına küçük bir boşluk bırakmak, sıcaklık dalgalanmalarını azaltır. Cam yüzeyine çok yakın duran bir bitki, kışın soğuk hava akımından, yazın ise doğrudan ışığın yoğunlaştığı sıcak camdan etkilenir. Ilıman iklim bitkileri kışın dış mekân koşullarına ihtiyaç duyduğundan evde tutulması zaten zordur; bu türleri cam kenarına koymak durumu daha da zorlaştırır.

İç mekâna alışmış tropik veya yarı-tropik türler ise ılık koşullarda yıl boyu yaşayabilir. Bu bitkileri camdan hafifçe uzak tutmak, hem ışığı kaybetmeden hem de soğuk hava akımından koruyarak yaşamlarını sürdürmelerini kolaylaştırır.

Bakımın temel adımları

Saksı seçiminde drenaj delikleri olması kök çürümesini önler. Delikli saksı, fazla suyun akmasını sağlar. Altına tabak koymak yerine, daha büyük bir dış saksı içine yerleştirilmiş iç saksı kullanmak pratik bir yöntemdir. İçteki saksı toprağı tutar, dıştaki saksı ise sızan suyu toplar. Bu düzenek fazla suyun mobilyaya veya zemine damlamasını engeller.

Toprak karışımı, nem ve havalandırma da bitkinin yaşayışını belirleyen etkenlerdir. Her türün bakım gereksinimi farklıdır; aynı bitki bile farklı saksıda ve farklı evde farklı bakım ister. Genel bir kural vermek yerine, bitkiyi birkaç hafta gözlemlemek ve toprağın nemini parmakla kontrol etmek işe yarar. Işık azsa sulama sıklığı azalır; ışık fazlaysa toprak daha çabuk kurur.

Küçük evde bitki tutmak, alanın kısıtlarını kabul etmekle başlar. Balkon yazın bitki için bir geçiş alanıdır; soğumadan içeri alınacak bitkiler için yer ayırmak, mevsim geçişini planlamak anlamına gelir. Her bitkinin yeri önceden düşünüldüğünde, mevsim değişimi bir telaşa değil, evin kendi takvimine dönüşür.

Bugün evinizde bir bitki seçin ve pencere yönünü yazın. Sonra o pencerede bir hafta boyunca ışığın saatlerini izleyin: doğrudan ışık kaç saat giriyor, gölge ne zaman başlıyor? Bu kısa gözlem, bir sonraki bitki alırken pencere ile tür arasındaki eşlemeyi kendiniz kurmanızı sağlar.

Pencere önündeki nemi merak ediyorsanız evde nem yazımıza, hava erken karardığında odayı nasıl aydınlatacağınızı merak ediyorsanız kış akşamları rehberimize bakabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Bitkitr.wikipedia.org
  2. Houseplanten.wikipedia.org

Nasıl çalıştığımızı Editoryal İlkeler sayfamızda anlatıyoruz.

Yorum bırakın